Penaltı vuruşu
Penaltı vuruşu, futbolda savunma yapan takımın kendi ceza sahası içinde direkt serbest vuruşu gerektiren bir faul yapması hâlinde, kaleye 11 metre (12 yard) uzaklıktaki penaltı noktasından kullanılan vuruştur. İrlandalı kaleci William McCrum'un önerisiyle 1891'de oyun kurallarına giren penaltı, bugün IFAB'ın Oyun Kuralları'nın 14. kuralıyla düzenlenmektedir.
Doğuşu
Penaltı fikri, İrlanda'nın Armagh bölgesindeki Milford Futbol Kulübü'nün kalecisi William McCrum'a atfedilir. McCrum 1890'da, kale önündeki sert ve kasıtlı fauller için ağır bir yaptırım öngören bir öneri hazırladı. İrlanda Futbol Birliği'nin sekreteri Jack Reid bu öneriyi Uluslararası Futbol Birliği Kurulu'na (IFAB) taşıdı; "İrlandalının önergesi" olarak anılan teklif önce dirençle karşılandı. 1891'deki bir FA Cup çeyrek finalinde Notts County savunmacısının kaleye giden topu elle durdurması tartışmayı yeniden alevlendirdi ve öneri aynı yılın yazında Glasgow'daki IFAB toplantısında kabul edildi. İlk düzenlemede kale çizgisine 12 yard içinde yapılan fauller penaltıyla cezalandırılıyor, top 12 yarddaki bir çizgiye konuyor ve kaleci altı yarda kadar öne çıkabiliyordu. Bugünkü penaltı noktası ise 1902'de sahaya eklendi.
İlk penaltılar
Yeni kural kabul edildikten yalnızca birkaç gün sonra İskoçya'da oynanan bir yardım maçında Royal Albert oyuncusu James McLuggage, Airdrieonians'a karşı kural kapsamında atılan ilk penaltı golünü kaydetti. Resmî bir karşılaşmada verilen ilk penaltı ise 22 Ağustos 1891'de Leith Athletic ile oynanan maçta Renton takımı lehine çalındı. İngiltere'de üst düzey futboldaki ilk penaltı yaklaşık üç hafta sonra Wolverhampton Wanderers'a verildi. Kuralın yerleşmesi zaman aldı; bazı oyuncu ve yöneticiler, centilmenlerin kasıtlı faul yapmayacağı düşüncesiyle penaltıyı başlangıçta onur kırıcı bir düzenleme olarak gördü.
Günümüzdeki kurallar
Kural 14'e göre top durgun hâlde, bir kısmı penaltı noktasının merkezine değecek ya da üzerinde kalacak biçimde yerleştirilir; vuruşu kullanacak oyuncu açıkça belirlenmelidir. Top ileri doğru vurulmalıdır, ancak topuk vuruşu serbesttir. Kaleci, top vurulana kadar direkler arasında ve kale çizgisi üzerinde, vurucuya dönük olarak durur; vuruş anında en az bir ayağının bir kısmı çizgiye değmeli, çizgiyle aynı hizada ya da gerisinde olmalıdır. Diğer oyuncular ceza sahası dışında, penaltı noktasının gerisinde ve noktaya en az 9,15 metre uzakta beklemek zorundadır. Vurucu koşu sırasında aldatma hareketi yapabilir, fakat koşusunu tamamladıktan sonra vuruşu aldatmak yasaktır; bu durumda oyuncu ihtar alır ve rakip takım endirekt serbest vuruş kazanır. Vuruşu yapan takımdan bir oyuncu erken ceza sahasına girer ve gol olursa vuruş tekrarlanır. Kalecinin ihlalinde ise gol olursa gol geçerlidir; kurtarış ya da direkten dönen top durumunda, ihlal vurucuyu açıkça etkilemişse vuruş tekrarlanır. Her iki takım aynı anda ihlal yaparsa da vuruş yeniden kullanılır.
Penaltı atışları
Uzatmalara rağmen eşitliğin bozulmadığı eleme maçlarında kazananı belirlemek için kullanılan penaltı atışları, uzun süre yazı-tura ve tekrar maçı gibi yöntemlerin yerini aldı. Fikrin sahibi olarak, 1968 Olimpiyat çeyrek finalinde takımı kura ile elenen İsrailli Yosef Dagan gösterilir. IFAB yöntemi 27 Haziran 1970'te kabul etti. Büyük bir turnuva finalinin penaltılarla belirlendiği ilk örnek, 1976 Avrupa Futbol Şampiyonası finali oldu. FIFA Dünya Kupası finallerindeki ilk seri ise 1982'de Batı Almanya'nın Fransa'yı 5-4 yendiği yarı finalde yaşandı. 1994'te Brezilya İtalya'yı penaltılarda 3-2 yenerek finali atışlarla kazanan ilk takım oldu; 2006 finalinde ise İtalya Fransa'yı 5-3 geçti.
Panenka vuruşu ve oyundaki yeri
Penaltı tarihinin en çok anılan anlarından biri, 20 Haziran 1976'da Belgrad'da oynanan Avrupa Şampiyonası finalinde yaşandı. Normal süre ve uzatmalar 2-2 bittikten sonra Çekoslovakya'nın son atışını kullanan Antonín Panenka, sol köşeye uzanan Batı Almanya kalecisi Sepp Maier'in üzerinden topu kale ortasına hafifçe aşırtarak takımına 5-3'lük zaferi getirdi. Bu cesur teknik, o günden beri oyuncunun adıyla "Panenka" olarak anılmaktadır. Penaltı, bir maçın sonucunu tek bir vuruşla değiştirebilmesi nedeniyle futbolun en dramatik anlarından biri olarak kabul edilir. Ceza sahası içindeki ihlallerin tespitinde günümüzde VAR sistemi de önemli rol oynamaktadır. Kuralın asıl amacı ise başlangıçtaki gibi, gol fırsatını haksız yollarla engelleyen oyunu cezalandırarak fair play anlayışını korumaktır.