Mekteb-i Sultani’den doğan kulüp

Galatasaray’ın hikâyesi 1905 sonbaharında, Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’nin, yani bugünkü Galatasaray Lisesi’nin öğrencileri arasında başlar. Kulübün kurucusu, ilk başkanı ve bir numaralı üyesi Ali Sami Yen’dir. Onun çevresinde toplanan okul arkadaşları, futbolu İstanbul’un Türk gençleri arasında örgütlü biçimde oynamanın ilk adımlarından birini attı. Bugün kulübün sahada ve tribünde taşıdığı kimliğin iki temel unsuru, renkler ve arma, bu ilk yılların arayışından doğdu.

Önce kırmızı-beyaz, sonra arayış

Kaynakların büyük bölümü, kurucuların ilk tercihinin kırmızı-beyaz olduğunu, ancak dönemin siyasi hassasiyetleri nedeniyle bu renklerden vazgeçildiğini aktarır. Ali Sami Yen’in anılarına dayanan anlatımlara göre takım bir süre sarıyı koyu bir renkle birlikte kullandı; bu rengin lacivert mi siyah mı olduğu kaynaktan kaynağa farklı aktarılır. Kesin olan, bu ara dönemin kalıcı olmadığıdır.

Bir dükkândaki iki kumaş

Bugünkü sarı-kırmızının nasıl seçildiğine dair en çok anlatılan hikâye yine Ali Sami Yen’e dayanır. Anlatılana göre kurucular İstanbul’da bir dükkânda iki yünlü kumaş görür: biri koyu bir kırmızı, diğeri turuncuya çalan bir sarıdır ve kulübün renkleri bu kumaşlardan belirlenir. Hikâyenin ayrıntıları farklı anlatımlarda değişir; sarı-kırmızının ilk kez hangi maçta giyildiği konusunda da farklı tarihler dile getirildiğinden, tek bir tarihi kesin kabul etmek doğru olmaz. Değişmeyen tek şey, bu iki rengin kısa sürede kulübün adıyla özdeşleşmesidir.

Kartaldan GS monogramına

Armanın da kendine ait bir geçmişi var. Kulübün ilk yıllarında ağzında top tutan bir kartal figürünün amblem olarak kullanıldığı aktarılır; bu amblemin ne ölçüde benimsendiği ve ne kadar süre kullanıldığı kaynaktan kaynağa farklı anlatılır. Bugün tanıdığımız armanın fikri ise yine bir Galatasaray Lisesi öğrencisine, Ahmet Ayetullah’a atfedilir. Ayetullah, harf devrimi öncesi alfabenin gayın ve sin harflerini, yani G ve S’yi iç içe geçiren bir monogram çizdi. Kaynaklar bu tasarımın 1923’te Kara Kedi adlı bir dergide yayımlandığını ve aynı yıl kulüp kongresinde kabul edildiğini aktarır.

Bir asrı aşan süreklilik

Sarı ile kırmızının iç içe geçtiği bu yalın işaret, aradan geçen yüzyıla rağmen kulübün en tanıdık simgesi olmayı sürdürüyor. Galatasaray’ın renk ve arma serüveni, bir okul bahçesinde başlayan bir hevesin, kumaş parçaları ve bir öğrencinin kalemiyle kalıcı bir kimliğe dönüşmesinin hikâyesidir.

← Formalar & ArmalarSpor Kültürü arşivi ↗