Kadıköy’de bir kuruluş
Fenerbahçe, kulübün kuruluş günü olarak benimsediği tarihe göre 3 Mayıs 1907’de Kadıköy’de kuruldu. Kurucular arasında ilk başkan Nurizade Ziya Songülen ile Ayetullah Bey ve Necip Okaner öne çıkar. Kulüp adını, Kadıköy’deki Fenerbahçe semtinden ve buradaki tarihî fenerden aldı. Kulübün köklerinin ise 1899 dolaylarında Moda ve Kadıköy çevresinde bir araya gelen futbol meraklısı gençlere uzandığı anlatılır. 3 Mayıs’ın kuruluş yıl dönümü olarak kutlanmasında, Mustafa Kemal Atatürk’ün 3 Mayıs 1918’de kulübü ziyaret etmesinin payı olduğu aktarılır.
Sarı-beyazdan sarı-laciverte
Kulübün ilk renklerinin sarı ve beyaz olduğu konusunda kaynaklar birleşir. Bu renklerin nereden geldiğine dair anlatılan hikâye ise semtin doğasına uzanır: rivayete göre kurucular, Fenerbahçe’de baharda açan sarı-beyaz çiçeklerden esinlendi. Yaygın anlatımda bu çiçek papatya olarak geçer, ancak farklı çiçeklerden söz eden anlatımlar da vardır. Kısa süre sonra renkler, Ziya Songülen’in başkanlığı döneminde sarı-laciverte dönüştü. Geçişin yılı kaynaklarda 1908 ile 1910 arasında farklı verildiğinden, kesin bir tarih söylemek güç.
Topuz Hikmet’in kalbi
Bugünkü armanın temeli, kulübün sol açık oyuncusu Hikmet Topuzer’e, nam-ı diğer Topuz Hikmet’e dayanır. Kulüp tarihine dair kaynakların çoğu tasarımı 1910’a tarihler; bazı biyografik kaynaklarda farklı bir yıl geçse de yaygın kabul budur. Hikmet, Türk bayrağının kırmızısı ve beyazından yola çıktı. Kırmızı bölüme sarı-lacivert bir kalp yerleştirdi, ona bir meşe dalı ekledi ve beyaz alana kulübün adını ve kuruluş yılını yazdı. İlk rozetler, Tevfik Haccar’ın yardımıyla İngiltere’de yaptırıldı.
Renklerin ve simgelerin anlamı
Harf devriminin ardından armanın yazısı güncellendi: Osmanlıca yazının yerini Latin harfleriyle Fenerbahçe Spor Kulübü 1907 ibaresi aldı, tasarımın özü ise korundu. Unsurlara yüklenen anlamlarda meşe dalı metanet, güç ve sağlamlıkla ilişkilendirilir. Renkler için yaygın yorumda sarı rakiplerin kıskançlığını, lacivert ise asaleti simgeler; kırmızı-beyaz zemin de bayrağa duyulan bağlılığı hatırlatır.
Bir asırlık tasarım
Fenerbahçe arması, bir futbolcunun kalemiyle doğmuş ve yüzyılı aşkın süredir temel çizgilerini koruyor. Sarı-lacivert kalbin etrafında şekillenen bu kimlik, Kadıköy’deki o ilk kuruluş günlerinin izini bugün de taşımaya devam ediyor.



