Geleneksel Türk okçuluğu
Geleneksel Türk okçuluğu, Orta Asya bozkırlarından Osmanlı dönemine uzanan, organik kompozit yaylar ve başparmak atış yüzüğü (zihgir) ile icra edilen, menzil rekorları ve Okmeydanı tekkesiyle kurumsallaşmış kadim bir ata sporu disiplinidir. 2019'da UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'ne girmiştir.
Bozkır savaş sanatından spor tekkelerine
Türk okçuluğu, Hunlar, Göktürkler ve Selçuklular döneminde at üstünde dört nala giderken her yöne isabetli ok atabilme (part atışı) kabiliyetiyle askeri bir yaşam biçimi olarak şekillendi. Osmanlı Devleti döneminde ise dünya spor tarihinin ilk organize spor kulüplerinden biri kabul edilen Okmeydanı Okçular Tekkesi ile kurumsal bir spor disiplinine dönüştü. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinin hemen ardından okçulara vakfettiği Okmeydanı, sporcuların abdest alıp antrenman yaptığı, ahlak ve usta-çırak hiyerarşisiyle "Kemankeş" unvanı aldığı bir spor akademisi olarak faaliyet gösterdi.
Organik kompozit yay ve Zihgir mucizesi
Geleneksel Türk yayı, malzeme mühendisliğinin başyapıtı kabul edilen "kompozit refleks" yapıya sahiptir. Akçaağaç iskeletin iç yüzeyine basınca dayanıklı manda boynuzu, dış yüzeyine ise çekme gücüne dirençli sığır aşil tendonu (sinir) yerleştirilir; katmanlar mersin balığı damağından elde edilen özel tutkalla birleştirilir. Yayın kurulmamış hali tersine kıvrıktır ve inanılmaz bir kinetik enerji depolar. Atışlar, Batı okçuluğundaki üç parmak tekniğinin aksine, başparmağa takılan kemik, boynuz veya gümüşten mamul "zihgir" (atış yüzüğü) kullanılarak "mandal tekniği" ile yapılır. Bu teknik, yayın hızını ve kirişin pürüzsüz bırakılmasını sağlar.
Menzil okçuluğu ve Tozkoparan İskender rekoru
Türk okçuluğunun en prestijli dalı, rüzgârı hesaplayarak oku en uzak mesafeye fırlatmayı hedefleyen "menzil okçuluğu"ydu. Okmeydanı'nda rüzgâr yönlerine göre dikilen menzil taşları (dikilitaşlar), kırılan rekorların ebedi belgeleri oldu. II. Osmanlı kaynaklarında adı geçen kemankeşlerden Tozkoparan İskender, menzil atışlarında ulaştığı mesafelerle efsaneleşti. Kemankeş unvanı, şahitler huzurunda belirli bir menzili aşan okçulara verilirdi.
Yeniden canlanış ve modern olimpiyatlara köprü
Osmanlı'nın son döneminde unutulmaya yüz tutan geleneksel okçuluk, başta Okçular Vakfı olmak üzere kurumların çabalarıyla yeniden ayağa kaldırıldı. 2019 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne resmen tescil edildi. Puta atışları, atlı okçuluk ve menzil yarışmalarıyla binlerce gencin ilgi odağı haline gelen bu kadim miras, Mete Gazoz'un modern olimpik okçulukta kazandığı dünya ve olimpiyat şampiyonluklarının arkasındaki derin kültürel motivasyonun kaynağı oldu; Kırkpınar ve cirit ile birlikte Türk spor geleneğinin üç büyük direğinden biri konumundadır.