İlk basketbol potaları şeftali sepetiydi
Basketbolun ilk maçında topun atıldığı hedefler, aslında kutu bekleyen James Naismith'e getirilen iki şeftali sepetiydi. Sepetlerin dibi kapalı olduğu için her sayıdan sonra top elle geri alınıyordu.
Kutu istendi, sepet geldi
1891 kışında Springfield'daki YMCA okulunda beden eğitimi hocası olan James Naismith, öğrencilerini kapalı salonda oyalayacak yeni bir oyun arıyordu. Okulun anlattığına göre Naismith, hedef olarak kullanmak için okul görevlisinden iki kutu istedi; görevli ise elinde iki şeftali sepetiyle döndü. Naismith sepetleri spor salonunun iki ucundaki balkon korkuluğuna çaktı. Korkuluğun yüksekliği tesadüfen yaklaşık 10 fit, yani 3,05 metreydi; bugün potaların hâlâ bu yükseklikte olması o rastlantının mirasıdır. Oyunun geri kalanı için basketbolun tarihçesi maddesine bakılabilir.
Her sayıdan sonra mola
Sepetlerin dibi başlangıçta kapalıydı. Bu yüzden top her sepete girdiğinde oyun duruyor, top elle dışarı alınıyordu. Yaygın anlatıma göre bunun için bir merdiven kullanılıyordu; sonraki bir aşamada sepetin altına açılan küçük bir delikten topu sopayla dürterek çıkarma yöntemi denendiği de aktarılır. Springfield College'ın kendi tarihçesine göre sepetlerin dipleri ancak birkaç yıl sonra kesildi ve top kendiliğinden aşağı düşmeye başladı. Metal çember ve ağ ise oyun yayıldıkça, ilerleyen yıllarda sepetlerin yerini aldı.
1-0 biten ilk maç
Naismith 13 maddelik kuralı Aralık 1891'de yazdı; kurallar okulda panoya asıldı ve kısa süre sonra okulun dergisinde yayımlandı. İlk maç, dokuzar kişilik iki takım arasında bir futbol topuyla oynandı. Bu maçın tek sayısını William R. Chase attı ve karşılaşma 1-0 bitti. Bugün bir NBA maçında yüzlerce sayı atılabildiği düşünülürse bu skor oyunun ne kadar yolu olduğunu gösteriyor. Dört yıl sonra Naismith'in eski öğrencilerinden William G. Morgan'ın da benzer bir arayışla Mintonette adlı oyunu geliştirmesi, aynı YMCA çevresinin spora iki ayrı branş kazandırdığını gösterir.